29 Aralık, 2007

19 Aralık, 2007

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

29 Kasım, 2007

ESRA İÇİN MİNİK PİZZA ve AÇMA



Bir gün; böyle tarif yayınlayacağım hiç aklıma gelmezdi. Bir çok blog duygularımızı dile getirdi, çoğuna katılıyorum. Esra ile fazla paylaşımımız olmadı, bloğunu tarif almak için her görüntülediğimde; gencecik, hayat dolu, herşeyini paylaşmak isteyen, genç bir öğretmenin öylece bırakıp, aramızdan ayrılmasına içim acıyor.

Esra, her tarif için bir hikayesini yazmış, benim seçtiğim tarife şu cümlelerle başlamış ;

"Sanırım çok bunalım takıldım son günlerde. Umarım çok sıkmadım sizi. Ama demiştim ya ailem gibi oldunuz. Kime anlatayım? kime dertleneyim ve naz yapayım? Tabi ki siz
Bu süre zarfında en büyük ilacım blog arkadaşlarımın sayfalarını gezmek ve yorumlar bırakmaya çalışmaktı. Fark ettim ki çok arkadaşım olmuş. Mutlu oldum. Hem de çok. Gezerken eğlendiğimde oldu hüzünlendiğimde. "
...



Açma ve Minik Pizzaların tarifleri, Esra için hazırlanan KEVGİR ÖZEL SAYISI'nda



26 Kasım, 2007

ÖĞRETMENLER GÜNÜ PASTALARI



Sınıf öğretmenlerinin, Öğretmenler Gününü kutlamak için öğrencilerin sürpriz pastaları.
Kakaolu pandispanya, çikolatalı krema ile hazırladım. Üzerine gıda boyası ile renklendirdiğim yenilebilir şeker hamuru ve alelacele hazırladığım çiçek buketi.
Yapımının çok kolay olacağını düşünerek başladım ama sonunu getiremiyeceğimi sandım. Çok uğraşmama rağmen istediğim kadar düzgün kitap görünümü olmadı. Biraz yıpranmış oldu ama çocuklar bu haline de bayıldılar :) Etiketin üzerine dilediklerini yazmak üzere boş bıraktım.



Öğrenci sayısı fazla olunca büyük bir pasta yapmak yerine ikinci bir pasta hazırladım. Yine kakaolu pandispanya, çilolatalı krema ve damla çikolata kullandım. Üzeri çikolata ganaj ile kapladım, yenilebilir şeker hamurundan hazırladığım çiçekler kullandım. Çikolata sertleşmeden çiçekleri yerleştirmek zorunda kaldım:)




Bu pastanın böyle kocaman göründüğüne bakmayın :) 17 cm çember kullanarak, küçücük 3 katlı kakaolu pandispanya, çikolatalı krema, üzeri için yenilebilir şeker hamurundan fiyongları hazırladım.

İlk yaptığım facia paket pastadan sonra :) Su'nun, öğretmeni için yaptığım bu paket pasta sanırım biraz daha düzgün oldu.

14 Kasım, 2007

KIŞ HAZIRLIKLARI, KURU YUFKA



Kış hazırlık tariflerini yazmak için epeyce gecikilmiş bir etkinlik oldu :) yenilmeye başlanılan, hatta bazıları şimdiden biten kış hazırlıkları için, çocukluğumdan özlemle hatırladığım kuru yufkayı konu olarak seçtim kendime. Kışa ve özellikle ramazan günlerine telaşla yetiştirilen, koşuşturma içerisinde bir kaç eve birden yardımlaşılarak açılan, odun ateşinde mis gibi kokular içinde yapılan kuru yufkalar.

Çocukların ateş ve hamurların yanına yaklaşılmasına izin verimezken, yavru kediler gibi merakla, yufkaların açılmasını, mis gibi odun ateşi ile karışan yufkanının dayanılmaz kokusuna yalana yalana uzaktan izlememize izin verilirdi :)

Annemin çok şey öğrendiği becerikli, tatar göçmeni, komşu ciciannemiz, acınaklı bakışlarımıza dayanamayıp, bir yufkanın arasına, biraz sanayağ sürerek bize uzattığında ise boğazsız ben, yemek yemeyen ben... nasıl yerdim.

Yufkalar açılır, işler kolaylanır sabırsızlıkla beklenilen ana sıra gelir. Demlenen yorgunluk çaylarının yanına saç üzerinde yapılan gözlemeler, sohbetler, kahkalar arasında yenilirdi. Yıllar sonra bu özlediğim kokuyu ve lezzeti kuzeli evden yazımda sizlere yazdım.

Ama bu defa yerler değişmiş, hamuru elleyebilen, oklava tutabilen, yufka pişirebilen ben etrafımızda ayni bakışlarla, sabırsızlıkla izleyen çocuklar...

İşte orada hazırlanan yufkalarla yaptığım börek ve de tarifi. Kuru yufkayı özleyenler için.




4-5 adet kuru yufka su ile ıslatılarak, yumuşatılır. Bu yufkalarla istediğiniz börek harcını, hazırlayarak istediğiniz yöntemle pişirebilirsiniz. İsterseniz sıvıyağ, yumurta, süt ile fırın tepsinize döşeyerek fırınınızda pişirebileceğiniz gibi, tavanıza döşeyerek tava böreği de yapılabilir.

Ben kısa zamanda hazırlandığı için tavada yaptım. Yufkaları tavaya yerleştirip, her kat arasına bir kasede hazırladığım, süt, sıvıyağ ve çırpılmış 1 yumurtayı karıştırarak fırça ile sürdüm. Orta katın arasına ise hazırladığım ıspanaklı harcı yaydım. Kısık ateşde bir süre altını kızartarak bir düz tabak yardımı ile ters-yüz yapıp, diğer tarafının kızarmasını sağladım.

Severim kış hazırlığını, Daha önceki yazımda nasıl abartarak domates konservesinin nasıl yapıldığını yazmıştım okuyanlar hatırlar :))

Dondurucuya yaz sebzeleri ve meyvelerini hazırlar koyarım. Taze fasulye başta gelir, sivri biber, dolma biber, közlenmiş kırmızı biber, közlenmiş patlıcan, bamya, mısır, taze barbunya gibi sebzeleri, böğürtlen, kırmızı erik, vişne, şeftali gibi dondurulmaya uygun meyveleri zamanında alır, sebze vakumlama ve paketleme aleti kullanarak, alışkanlık halinde her yıl dondurucuya hazırlarım.

Başka ne yaparım? turşu sever ben daha önce tariflerini verdiğim turşular hazırlarım. Merak ederseniz;

03 Kasım, 2007

ÇİÇEK DOĞUM GÜNÜ PASTASI



Kızımın doğum günü için hazırladığım pasta. Aslında kendisi Heartagram işareti olan siyah bir pasta istemişti, hatta bunun için hazırlık bile yaptım ama hiç içimden siyah şeker hamuru kullanmak gelmedi. Biraz benim ısrarım sonucu çiçekli, puanlı çok kısa zamanda bu pastayı hazırladım.

Nice nice yıllara Su'cuğum :)))

29 Ekim, 2007

187. sayfa


İngiltere'den Mektuplar yazan Fatma'nın 187. sayfa sobesi.Tahsin Yücel'in Kumru ile Kumru adlı kitabını ikinci kez okurken geldi. Bir çoğunuz okumuşsunuzdur. Köyden kente göç hikayesi içinde değişimi, tüketim toplumunu ve getirdiği insan ilişkilerini masalsı bir dille anlatıyor.



Tahsin Yücel'in Kumru ile Kumru adlı kitabından 187. sayfa alıntısı

"Bilal dayı reklamlardan ders alın diyor ya nesinden ders alayım ben bunun?" diyordu Kumru. Bir başka reklamda, bu kez bir hanım, bir çamaşır makinesini çalıştırıken, görünmeyen bir adam adını pek anlamadığı bir çamaşır makinesinin büyük parçaları rahatça yıkadığını söylüyor, kadın makineden kocaman kırmızı bir kumaş çıkarıp birçok kez katlayarak bavula koyuyor, arkasından, çok kalabalık bir yerde büyük mü büyük bir Türk bayrağı açılıyordu. Kumru gene şaşırıp kalıyor, "Hoppala paşam, Malkara Keşan!" diye söylenerek uzaktan-kumandaya basıyor, Hakan'ın okuldan dönmesini bekliyordu.

Hakan annesinin sorularına gülüyor, "Ha o mu, reklam işte: çamaşır makinesinin içinin çok geniş olduğunu anlatıyor," diye yanıtlıyordu.
"Ya o bayrak, o kalabalık?"
"Reklam işte: bayrak çok büyük olduğuna göre, makinenin içinin de büyük olduğunu gösteriyor." "Peki, o kalabalık ne oluyor?"
"Bayrağı statta açıyorlar, milli futbol maçında."
"Hoppala paşam, Malkara keşan!" diyordu Kumru, başka soru sormuyordu.

*****

Ben de Nenoni'yi ve de Oya'yı sobeliyorum.

21 Ekim, 2007

YENİ EV PASTASI VE KURABİYESİ




Yeni evine taşınan halama hazırladığım, yeni ev pastası ve Ev kurabiyesi. Bilinen portakal aromalı, kakaolu 4 katlı pandispanya, çikolatalı krema, toz gıda boyası ile renklendirdiğim yenilebilir şeker hamuru.

(Pandispanyayı detaya girmeden geçiştiriyorum, isteyen olursa ayrıntılarını yazarım)

Kurabiyeler ise zencefilli daha önce tarifini yazdığım kurabiye tarifi ile yarım ölçü hazırladım.

Ev şeklinde kurabiye kalıbını yine hanimişin tekniğinde, Nenoni ile beraber yaptık. Gıda boyası ile renklendirdiğim yenilebilir şeker hamuru kullanarak kapladım. Çiçekler, yapraklar yenilebilir şeker hamuru.


Perdeleri başka renkli şeker hamurundan hazırlasaymışım daha anlaşılır olurmuş, bir de yine şu çiçek takıntısından kurtulsam iyi olurmuş. Hepsini yerleştirdikten sonra pastanın üzerinin çok kalabalık olduğunu farkettim.

20 Ekim, 2007

MODİFİYELİ YEĞEN PASTASI:)

İYİKİ DOĞDUN TEK YEĞENİM, NİCE NİCE YILLARA...



Bu gün doğum günü olan yeğenim için hazırladım. Her zaman yaptığım 4 katlı, kakaolu, portakal ve vanilya aromalı pandispanya. Ara katlarında çok çilolatalı krema ve muz kullandım. Mavi toz gıda boyası ile renklendirdiğim şeker hamuru ile kapladım.

Biraz daha büyüyünce kendisinin de almak istediği Gökhan abisinin modifiyeli tosbağasının fotoğrafından Nenoni'nin yardımları ile kopya çekerek şeker hamurunun üzerine, Ufuk'un tekniği ile çizdim ve hamurunu modifiyeledim :) eee acemi işi bu çıktı ortaya.

Zencefilli kurabiyelerin kalıplarını yine Nenoni yardımları ile ben hazırladım. Yatılı okuldaki arkadaşlarına getirsin diye..



Gökhan abisinin Modifiyeli Tosbağası

14 Ekim, 2007

YE#27 KARADENİZ YEMEKLERİ

Karadeniz Yemekleri etkinliği için yeni tarif ekleme zamanım olmadı. Etkinliği takip edenler için Laz Yemekleri Kategorisindeki fotoğraflarıma ve yazılarıma link verdim.

Etkinliğe katılan bir bloğun Laz Böreği tarifimi orjinalini bozmadan denemesi memnunluk verici ancak o kadar orjinali bozmadan denemiş ki :)) fotoğraf hariç yazımın tamamını copy-past yaparak yayınlaması, kendi deneyimlerini yazmak varken ne kadar etiktir acaba ?

Tariflere konu başlıklarından ulaşabilirsiniz.

LAZ BÖREĞİ



KARA ÜZÜM PELTESİ (PAPA-PEPEŞURA)



HAMSİLİ PİLAV





TURŞU KAVURMASI




HAMSİLİ EKMEK




KARALAHANA EZMESİ




11 Ekim, 2007


Ramazan Bayramınız kutlu olsun.

08 Ekim, 2007

İyi ki doğdum ben


Bu gün benim doğum günüm :)

07 Ekim, 2007

ÇİKOLATALI PASTACIK



MALZEMELER
2 yumurta
3 kahve fincanı şeker
2 kahve fincanı süt
2 kahve fincanı sıvıyağ
6 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
portakal ve vanilya aroması

YAPILIŞI
Yumurta ve şeker mikserle şeker eriyene kadar çırpılır.
Süt+ sıvıyağ ve aromalar eklenir, karıştırılır.
Elenmiş un+kabartma tozu eklenir, karıştırılır.
Cupcake kağıtlarına eşit şekilde paylaştırılır. (yaklaşık 16 adet)
170 derece fırında yaklaşık 20-25 dakika pişirilir.

1 paket (90 gr bitter çikolata) benmari usulü eritilir, soğuyan pastacıkların ortaları çay kaşığı yardımı ile açılır ve içlerine eritilmiş çikolata doldurulur, üzerlerine de eritilen çikolatadan sürülür.


Ben daha önceden yenilebilir şeker hamurundan yaptığım küçük güller ve yapraklarla süsledim.

28 Eylül, 2007

Boncukcu ve Minnoş'a



Nenoni yazısında anlattığı gibi Ankara'ya gitti. Her dönüşünde Boncukçu'nun gönderdikleri ile eli kolu dolu döndü. Mumlar, boncuk takılar, ebrular, kitap ayraçları, kurabiye kalıpları... beni çocuklar gibi sevindirdiler.

Bu defa ben bir şeyler yapıp göndermek istedim ama kurabiyelerin görüntüsüne aldanmayın çünkü onlar yenilemez kurabiyeler oldu, pasta da yolda dağıtmış kendini :)
(kurabiye kalıplarını Hanimiş'den öğrenerek ben yaptım)

Tekrar doğum günün kutlu olsun Boncukcu, nice yıllara.




18 Eylül, 2007

İMAM BAYILTAN RATATOUİLLE :))


Başka bir değişle Remi'nin yemeği :))

Araştırmaya başlayıncaya kadar Ratatouille çok malzeme ile yapılan, uğraştırıcı zor bir yemek olduğunu sanıyordum. Bildiğimiz bizim İmam Bayıltan Ratatuliymiş meğer :)) neredeyse hemen hemen ayni malzemelerle yaptığımız zeytinyağlı, fırınlanmış sebze yemeği. Yemek eleştirmenine annesinin yaptığı yemeklerini, çocukluğunu hatırlatan çok basit ama çok lezzetli . Eksiklerimi tamamlarsınız umarım.

Remi usulu Ratatouille malzemeleri

Sos malzemeleri

2 yemek kaşığı sızma yağ, 2 diş rendelenmiş sarımsak, 1 orta boy çok ince doğranmış beyaz soğan, 3 büyük domates, maydanoz, defne yaprağı (ben kullanmadım), 1 tatlı kaşığı şeker, tuz.

Domateslerim kabukları soyulur, soğanlar çok ince doğranır, bütün malzeme karıştırılarak yaklaşık 20 dakika pişiririlerek sos yapılır.

  • 4 orta büyüklükte domates
  • 1 kabak
  • 1 patlıcan
  • 1 küçük beyaz soğan
  • 1 kırmızı biber
  • 2 yeşil dolmalık biber
  • 2 diş rendelenmiş sarımsak
  • 2 kaşık sızma yağ.
  • fesleğen
  • tuz

YAPILIŞI

Domates, kabak, patlıcan, kırmızı biber, dolmalık biber ve soğanlar halka halka çok ince kesilir (çok ince kesmeme rağmen nedense fotoğraflarda çok kalın göründü)

Fırın kabınıza hazırladığınız sos malzemesini koyun ve üzerine dilimlediğiniz sebzeleri sırası ile dizin, üzerine sızma yağın içine rendelediğiniz sarımsaklı karışımı fırça yardımı ile sürün.

Kullandığınız kabın büyüklüğünde pişirme kağıdı keserek koyun ve tekrar folyaya sararak 230 derecede 40-50 dakika pişirin, sonra üzerinden folyoyu alın yaklaşık 10 dakika da böyle pişirin.

Biz çok beğendik bir dahakinde fırınlamadan denemeyi düşünüyorum, şu bildiğimiz imam bayıldı gibi.

13 Eylül, 2007

Bilen var mı?



Bu ne biberidir bilen varmı ?



Düzce-Gölyaka pazarından aldım. Turşu yapıldığını, adının da Avize Biber olduğunu söylediler. Döner dönmez 2-3 saat kadar :) araştırdım yok böyle biber yok ya da ben bilgiye ulaşamadım.
Sebze yetiştiriciliği konulu bir internet sitesine mail gönderdim, yanıt alamadım. Daha önce görenler adının çiçek biber olduğunu söylediler onu da araştırdım, yine sonuç alamadım.

Adını bilmediğim biberin turşusunu yaptım, birkaç tanesini fırın köftenin yanına sıraladım, hafif ağzı yakmayan acısıyla lezzet kattığı gibi görüntüsü ile şıklık kattı. Bakalım tuşusu nasıl olacak?


... ? BİBERİ TURŞUSU
  • 1,5 kg biber
  • 1 lt su
  • 2 yemek kaşığı turşuluk kalın tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 çay bardağı sirke
  • sarımsak 6 diş
  • birkaç tane limon tuzu

Kaynamış suyun içine sarımsak ve sirke hariç bütün malzemeleri karıştırın, soğutun. Yıkanan biberleri bir iğne yardımı ile birkaç yerinden delin, kavanoza yerleştiriken aralarına sarımsakları koyun, soğuyan suyu ve sirkeyi ekleyin.




Kıyamadım :) onca yoldan misafir gelmiş artık, ne yapsaydık?

03 Eylül, 2007

Kuzineli evden



Kafkas göçünden sonra Lazların ve Abazaların yerleştikleri, kendi dillerini ve kültürlerini koruyarak bu günlere getiren Gölyaka İlçesinin bir köyü. Göz alabildiğine yeşilin arasında Fındık bahçeleri.



Köye yaklaşık 20 km uzaklıkta yaz nedeni ile suları azalan Güzeldere şelalesi.


Sizler için tamamen mecburiyetten, kendi ayağımı feda ettiğim buz gibi, hızla akan şelalenin suları :))


Fındıklar toplanmış, kurutulmuş, çuvallanmış, kış hazırlıkları başlamış. Yardımlaşarak kuru yufkalar, silor, katmer hazırlığı başlamış. Kuzine'de herkes beş yufka açarken, bir yufka açarak yardımlarını esirgemiyor :) Bir sonraki evin yufkalarını yapmak için söz bile veriyor :P



Kuzinenisinin başında yufkaların kabarmasını keyifle izliyor.



Yufkalar yapılırken, yarı lazca-yarı türkçe, eskilerden-yenilerden herkez birşeyler anlatıyor.



Kara tavada, kuru yufkalarla, mincili, mis gibi odun ateşinde, kuzinenin üzerinde yapılan börekler, fırınında yapılan patates ve bahçeden henüz toplanmış biberler.


Terağlı, minci tava ile yapılan kahvaltılar. (Kalabalık içinde fotoğraflamayı unuttuğum, silor, mısır ekmeği, kara üzüm, incirlerin tadı ise hala damağımda)


Mısır unu olmaya hazır, toplanan mısırlar.




Bizim Akif işlerini bitirmiş yorgun, dere başında geleni geçeni izleyip dinleniyor.


Benim de bir köyüm olsun, önünden dere aksın, tulumbası olsun, bahçem olsun, kuzinem olsun.
Ben bahçemde yetiştirdiklerimi, kuzinemde pişireyim, meyvelerimi kendi ellerimle toplayıp, misafirlerimle paylaşayım.
Yeşillerin arasında kaybolayım. Kedim, köpeğim, tavuklarım olsun, bir de ineğim olsun :) Yoğurt yapayım, peynir yapayım.
Unumu kendim öğüteyim, yufkalar açayım, turşular, reçeller yapayım...
İşleri bitirip derenin başında, bizim Akif gibi geleni geçeni izleyeyim.
Sanırsam benim ruhumda köylü olmak var.