11 Eylül, 2006

BİRAZ ABARTTIM SANIRIM , FEEMİ GELDİİİ

Tatlı tatlı tatil yazılarını yazıyordum, havaların birden değişmesiyle, bıraktım gezi yazılarını, oysa anlatacak ne kadar çok şeyim vardı. Şimdi kışa hazırlıklanıyorum, nedense de çok severim kışa hazırlanmayı.

Şimdi tam zamanı olgun domateslerden istenilen miktarlarda alınır, Benim ne kadar aldığımı sormayın ben galiba abarttım :)) Akşam pazarına gittim erik domateslerden aradım küçük ve eziklerdi, bende ayni fiatta olan kocaman kocaman Çanakkale domateslerinden aldım:) tezgahın önüne seçerek dizilen, domatesler kalmıştı. Baktım hepsi çok güzel, eziği yok hepsini alıyorum, tartarmısınız dedim :)) tarttılar 70 kg geldi :))) hiç o kadar geleceğini tahmin edemedim, geri de bırakamadım, baktım arabaya taşıyorlar, annem şaşkın ben şaşkın domatesleri aldık, sonra ne mi yaptık? bütün bir Cumartesi 70 kg domatesle uğraşarak, annemin söylenmelerini dinleyerek, kendi kendime kızarak geçti ama yorgunluk gidince "iyi ki yapmışım dedim" kendime.

Domatesler (70 kg) yıkanır, sıcak suya atılarak kabuklarının daha çabuk ve ince soyulur. Soyulan domatesler küp küp doğranır. Doğranan domatesler, kavanozlara doldurulur, (sıkıştırılarak doldurulur) üzerlerine çay kaşığının ucu ile tuz eklenir. Kavanozların ağız kısımları temizlenir ve kapakları sıkıca kapatılır. Daha sonra 1 saat kadar kaynatılır. (Kaynamaya başlamasından 1 saat)

(Fotoğraflar işin yarısında çekilmiştir bir bu kadar daha konserve çıkmıştır)

Pazar günü babama verdiğim sözümü tuttum. Hıdırelleze gitmek istediğimiz Fehmi' lerin köyüne gittik, yola çıkarken hava kapalı, yağmurluydu, Bartın'da kızı karşıladı bizi köylerine doğru yola çıktık.

Çok uzun yıllar sonra gördüm Fehmi amcayı, hiç yaşlanmamış dimdik ayakta ayni güleç yüzlü, çipil çipil mavi bakışlı, çocukları çalışmak için başka şehirlere gitmiş, yalnız kalmışlar kocadık biz diyor ama hiç de kocamamış. Bu dünya tatlısı küçük kız en küçük torunu.

Annemler bizi Fehmi amca'ya bırakıp sinemaya akşam matinesine giderlermiş. Bunu da dün öğrendim. Hiç hatırlayamadığım akrabaları hastahaneye geldiklerinde bizde kalırlarmış, onlar küçükken yaptıklarımızı hiç unutmamışlar, çocukluğumuzu dün gibi hatırlıyorlar, onlar anlattıkça şaşıp kalıyoruz, biryandan da gülüyoruz pek de yaramazmışım. Eskilerden konuşuldu, uzun zamandır haber alınamayanlardan haberler alındı, köydeki işsizlikten, gençlerin göçtüğünden bahsedildi.

Evleri şimdilerde kaldımı bilmem mutfağında ocağı olan köy evlerinden. Serin puslu bir günde ocağın başında oturup, bütün maharetini sergileyen Femi amcanın hanımının gözleme yapışını izledim.

Çenesinin kırıldığını hatırladım, kocası Feemi kırmış çenesini, korkutmak için vurmuş ama ne kadar güçlü kuvvetli olduğunu unutmuş, çenesi kırılmış kadıncağızın, utangaç utangaç getirmişti bize; annem doktora getirsin diye. Şimdi diyor hanımı; ben furuyom (vuruyorum) valla başına başına diyor :)) güldürüyor bizi.

Dayanamadım, odun ateşi ile yapılan mis gibi kokan gözlemelere fazlasıyla yenildi, öğle sonrası güneş açtı, köyün içinde ve ırmak kenarına yürüyüş yaptık. Üşümeseydim ayağımı suya sokup fotoğraf alırdım dedim, teyzelerden biri ben senin için ayaklarımı suya sokarım dedi izin aldım fotoğrafını yayınlamak için.

anlatıyor bıldır yaptım odunları diyor, bu yıl da yeter.

24 yorum:

bocuruk dedi ki...

Kuzineciğim,
Çocukluğumun bir bölümü Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde geçti. Bartın'a da gitmiştik o zamanlar. O günleri hatırlattın bana ve çok sevdiğimiz insanlar olmuştu orada. Babamın tayini çıkıp ordan ayrılırken komşularımızla birlikte bütün ailecek ağladığımızı hatırlıyorum. Çok da güzel yerler... Fırsatım olursa özellikle Çaycuma'yı tekrar görmek isterim. Canım nasıl da gözleme istedi :)

cadı dedi ki...

Var ya gözlemelerin kokusu burnuma geldi off offf offf!! Bizim insanımız bi başka ya, nasıl özledim bak şindi ağlatıcan beni:(

celerone dedi ki...

Sevgili kuzine,

çok tatlı anlatmışsın:)

pınar dedi ki...

70 kg mu? biz 25 kilodan yaptık ama canımız çıktı. size 2 kış bile yeter onlar:))

kuzine dedi ki...

Sevgili Bocuruk;
Umarım en yakında dileğin yerine gelir.

Sevgili Cadı'cığım;
Bizim insanlarımız bambaşka aradan seneler geçmiş olmasına rağmen, her fırsatta arayıp köylerine davet ediyorlardı, sonunda sözümüzü tuttuk.

Sevgili Celerone;
Utandım şimdi, teşekkür ederim :)

Sevgili Pınar;
:)) biraz abartmışım değil mi?. Bende 70 kg olabileceğini hiç tahmin edemedim, artık bir kaç kış yeriz yada sipariş alırız :)) üstelik de hiç fire yok :))

sevilay dedi ki...

Ohh bende hep buralari gezdim, eglendim, yedim ve ictim. Gözleme hastasiyim zaten, bol bol gözleme yerlerinde duraklayip yedim. Cok sahane resimler cekmissin.

Sevgiler

arzu dedi ki...

Selam Kuzinecim.Eve döndüm artık kesin.Yazılarını okudum bayıldım.Bu yaz seninle aynı yöreleri gezmişiz biliyo musun,biz de Assos'da idik.Farklı bir atmosferde tatil yapmak bize de çok iyi geldi:)

kuzine dedi ki...

Sevgili Sevilay;
Hoşgeldin :) istediğin yerlere gidebilmene çok sevindim, haber verecek olsaydın sana hamsili ekmek de yapardım.


Sevgili Arzu;
Hoşgeldin, ayni yerlerde tatil yapmışız!!! acaba ayni zamanlarda mı?
çok merak ettim, belki de hiç farkında olmadan geçiştik ?

renkler dedi ki...

selam Kuzine:-)

O gözlemelerden fena canım çekti. Kimbilir ne lezzetlidir. Canım teyzem geldi aklıma... Çok güzel gözleme yapar, evde yapmak için elektrikli bir sacı vardı, hatta bize de ocak üstü için almıştı. Ama uzun zamandır kullanmıyorum.

Bu arada ben yeni bir blog açtım, gelirsen beklerim:-)

Renkli günler...

kuzine dedi ki...

Sevgili Renkler;
Hoşgeldin, odun ateşinde yapılan herşeyde farklı bir lezzet oluyor gözlemeler de, çok lezzetliydi.
Hemen ziyeretinize geliyorum :)

Ece dedi ki...

nasııı yani ciddi ciddi 70 kg dimi...biraz abartmamış mısın kuzineciğim :)))
peki bu kavanozları nerde saklayacaksın çok yer tutar...istersen birzını bana gönderebilirsin hani sende fazla yer tutmasın diye söylüyorum :)))
dayak yemeden kaçayım ben :p
sevgiyle kal

kuzine dedi ki...

Ece'ciğim;
biraz abartmak ne kelime; gözünü çıkardık :))
Saklanacak yer de çok, ama sen gelip de alabilirsin :)
Sevgiler.

ibeking dedi ki...

ay kuzine inanamıyorum onca domatesi soyduğunuza..helal olsun..ben ise ne tembelim..kabuklu kabuklu yaptımm

kuzine dedi ki...

Sevgili İbeking;
söylerken bile yoruyor insanı :) 70 kg domatesin kabuklarını tek tek soyduk, kavanozlar yetmedi. Biraz abartmışım galiba!!!

Oya Kayacan dedi ki...

Öyküler yazdım kendimce bu güzelim fotoğrafların üzerine. Hepsi de öyle güzeller ki Kuzen, öyle yaşıyorlar ki...

Domateslere gelince, "Ordu mu doyuracaksın?" Sahi n'olacak o 70 kilo, biz de göreceğiz değil mi?

kuzine dedi ki...

Sevgili Oya;
yazılacak çok şey var da senin kuzen'in kaleminde iş yok.

:) ordu yok, domateslerin 70 kg gelebileceğini düşünemedim, biraz abartmışmıyım ne :)) tek bir şartla Ece'ye yazdığım gibi; almaya gelirseniz siz de göreceksiniz.

Bezen Hindistan dedi ki...

Merhaba,

Cok cahilce 1-2 soru sorabilir miyim. Domatesler cok guzel gorunuyor, denemek istedim. Kavanozlari agzi kapali halde kaynatiyorsun degil mi? Bir de, sonrasinda buzdolabina koymak gerekmiyor degil mi bunlari, ne kadar dayaniyorlar disarida? Bizim ev kaloriferli ve kisin sicak oluyor bozulurlar mi acaba diye korkuyorum. Sevgiler

kuzine dedi ki...

Evet küp küp, kabukları soyularak doğranan domatesler; kavanozlara doldurulur.

Kavanozların kapak kenarları iyice temizlenir.

Kapaklar sıkıca kapatılır,
kaynatılır.

Kavanozları kaynatacağınız su kaynamaya başlamadan su ılıkken kavanozları yerleştirin.

Kaynatma işlemi bittikten sonra ılımasını bekleyin.

Çıkardığınız kavanozları ters çevirerek, hemen soğumaması için üzerlerine birşeyler örterek 1 gün boyunca bırakın. (Tutan konserve kapakları içeri göçer)

Artık konserveleme işlemi bitmiş oluyor.

Konserve oldukları için 1 yıl gibi uzun süre dayanıyorlar.

Daha önce yaşadığım yer çok sıcak olmasına rağmen konserve domateslerimin hiç bozulduğunu hatırlamıyorum.

Yinede aklınız takılan sorularınız varsa yardımcı olurum.

Sevgiler.

Bezen Hindistan dedi ki...

cok tesekkur ederim ayrintili aciklaman icin. burda guzel domates bulur bulmaz deneyecegim.
sevgiler:)

Pınarın Klubesi dedi ki...

off ya saç üstünde yağlı katmer süper.. fotoğraflar çok güzel çok doğal.. acıktım acıktım acıktım:)

kuzine dedi ki...

:) bu fotoğraflara yemeklerden sonra bakılmamsı tavsiye olunur :)

Adsız dedi ki...

ya resindeki yer neresi lütfen syleyin???
ben bir karadenizli olarak (inebolu) bazlamayı görünce çok duygulandım :)

kuzine dedi ki...

Anonymous arkadaş;
resimleri görünce o kadar duygulanmışsın ki, yazımı hiç okumamışsın, yorumları da Bartın olduğunu yazmıştım :)

Ebu Simbel dedi ki...

Yağlı ekmek yada katmer yerine sanırım yanlışlıkla gözleme deyip durmuşsunuz:)