06 Mayıs, 2006

ZEYTİNLİ EKMEK VE FEEMİ GELDİİİ

Bahar bayramınız kutlu olsun dedik ama kapı dışarı çıkamadık nasıl soğuk bir gün, Mayıs değil de Mart gibi. Oysa bugün hep birlikte piknik yapacaktık, annemlere sözüm vardı :)) Fehmi'nin köyüne götürecektim onları, baktık ki havanın ısınacağı yok, vazgeçtik.

Fehmi bizim bahçe işlerimize bakar, odun keser, kömür taşır, güç isteyen temizlik işlerine yardım eder, halı silkeler, silerdi. Köyünden gelir; bir ay çalışır, bir ay köyünde kalırdı. Saf, temiz çipil, çipil mavi gözlü bir adamdı.

Evin mutfak camının önünden geçerken elini ağzına getirip ehe! ehe! ehe' diye yalandan öksürür, kapıya gelince de kapıyı tıklamadan kendi için Feeemiii geldiii !!! diye seslenirdi.
Bizde geldiğini camdan gördüğümüz halde, kim ooo? diye sorardık; Feemii geldii ! Feemi geldii! derdi :)))
Kulakları çınlasın emekli oluncaya kadar bize geldi, yaşlandıkça daha az gelir oldu.Bizi o kadar sevdiki çocuklarına amcalarımın isimlerini verdi. Hatta en son çocuğuna Kadri adını vermek istiyordu. Kız olunca adına ne koydun Fehmi? diye sordular Gadiriye dedi (Kadriye). İlk oğluna da Cevcet (cevdet ) ismini vermişti. Çocukluk işte konuşması bize değişik geldiğinden taklit edip kendimizce alay eder, gülerdik. (bir yandan da alay ettik ya! çarpılırsak diye korkardık)

Bizden a gadınım diye su istemesine çok kızardık. Anne yaa!!! söyle Fehmi amcaya bize kadınım demesin derdik. Zaten de kadınım demezmiş aganıy dermiş (amcası demekmiş).


Şimdi köyünde torunları ile birlikte yaşıyor. Her fırsatta arayıp köyüne davet eder. Hıdrellez de geliriz diye söz verdik ama bu defa da gidemedik.

Bu kadar uzun uzun Fehmi'yi neden anlattım? Fehmi köyden gelirken bize onun demesiyle kömeç ekmeği ile kömüş yoğurdu getirirdi bunların gerçek adı ne bilmiyorum Fehmiden böyle öğrendik. (kömüşün hiç bir kitapta resmi olmayan bambaşka bir hayvan olduğunu hayal ederdim ne bileyim Manda olduğunu)
Niyet o ekmeği yapmaktı ama ortaya bu çıktı. Hıdrelleze uygun bereket ekmeği, poğaçası, kurabiyesi adını koyamadım size bıraktım. Yani kömeçle hiç ilgisi yok. Bilen varsa öğrenmek isterim.
Uzun süredir değişik unlar alıyorum ama bu unun çok farklı lezzeti var. DOĞALSAN Çavdar ve yulaf karışımını aldım daha öncede tam buğday unu almıştım.
(tarifi deneyecek olanlara; cup, yaklaşık olarak orta büyüklükteki bir su bardağına ölçüsü)


ZEYTİNLİ EKMEK
1 cup ılık su ve süt karışımı
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı katı yoğurt
1 cup yulaf karışımlı Doğalsan un
1 cup çavdar karışımlı Doğalsan un
1,5 cup tam buğday unu
1,5 kaşık instand maya
1 tatlı kaşığı da kabartma tozu (nerden aklıma geldiyse ben kattım)
keten tohumu


İÇ MALZEMESİ
1 cup çekirdeği çıkarılmış zeytini, rondodan geçirip (kalın kıyın fazla çekmeyin), biraz kekik, biraz kırmızı pul biber ekledim.

YAPILIŞI
Yazdığım sırada ekmek makinesine hamur programına malzemeleri koyun, makineniz yoksa elinizle yoğurun.
Hamurun mayalanmasını beklemeden, ceviz büyüklüğünde parçalar alarak; zeytinli içten koyup kapattım. Pişirme kağıdı hazırladığım tepsiye geniş aralıklı sıraladım. Yaklaşık 1 saat kadar mayalanmasını bekledim. Üzerine yumurta sarısı sürdüm, haşhaş tohumu serptim 220 derecede 20 dakika fansız pişirdim. Kendini acımasız eleştiren, tipik terazi burcu ben bu defa; kendi yaptığımı beğendim. Ellerime sağlık :))


Nenoni ile birlikte yukarıda gördüğünüz ; zamanında krallar, kraliçeler, şahlar ağırlamış tarihi misafirhanemizde öğle yemeğindeydik.

Cennet gibi; böyle bir yere gidebilmek için insanlar saatlerce trafikte kalıyorlar, çok şanslıyız dedik ehi ehi . Biz ise kampüste gibi yaşıyoruz ev, iş, lokal hepsi birada. işte uzaktan görünenlerler de evlerimiz. (üstelik sizin dışarda içtiğiniz kola fiyatına biz öğle yemeğimizi yedik söylemesi ayıp) Öyle iskoç etekli levrek falan yok. Mütevazı ızgara, salata gibi diyet görünsede hiç öyle değil :))

Cumartesi sabahları kızım çok erken dersaneye gittiğinden yalnız kahvaltı yapıyorum. Her ne kadar yarışın dışında tutmaya çalışsamda OKS bu sınava girecek ve hazırlanması gerek.

Geçen hafta blog okuma sevdasına; kanapeleri fırında unutup yaktıktan sonra bu hafta hiç bloglara bakmadan özenle peynirli omletimi yaptım daha ne olsun kaçamak kaçamak üzerine.

Ben ne yazmaya başladım? neler yazdım? nerde bitiremedim?

Hıdrellez, gül, kudret narı falan yazmaktı niyet ama ortaya karışık yazı çıktı, açıklaması yok. Fehmi yazarken omlet oldu. Kısaca şöyle bişey oldu, arkadaşlara selam eder büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Acele cevap beklerim.

17 yorum:

nenoni dedi ki...

kuzine meraba bu sene hıdrellez havası kapalı oldu herkesi eve kapadı.bu arada tv de seyrettim ahırkapıdaki dilek nahılı yanmış.gerçi yanışını hayra yormuşlar ama...

Sibel dedi ki...

Çok keyifle okudum:) Omlet keyfi güzel olmuş, ekmekler de nefis görünüyor canım ellerine sağlık.

münevver dedi ki...

Ne güzel bir yazı...Okuyunca ben de
hatırladım.Çocukken şivesi farklı
olanlardan kelime kapar,kullanırdık
aramızda.Zaman zaman hatırlar,güleriz.
Zeytinli kek de nefis olmuş bu arada.

munevver dedi ki...

Ne güzel bir yazı...Okuyunca ben de
hatırladım.Çocukken şivesi farklı
olanlardan kelime kapar,kullanırdık
aramızda.Zaman zaman hatırlar,güleriz.
Zeytinli kek de nefis olmuş bu arada.

munevver dedi ki...

Pardon Nihal,iki kez çıktı.

Hülya YILMAZ dedi ki...

zeytinli ekmek, yanında sıcak bir çayve domates dilimleri...
ve yanında muhabbet...
eline sağlık.

Adsız dedi ki...

merhaba,

ne güzel anlatmışşınız bayıldım, zaten resimlerinizde o kadar güzel ve canlı ki elimi uzatıp alasım geliyor bazen....
geçen sene oks eziyeti çeken anne oğul olarak kızınıza çoook başarı ve şans diliyoruz.
deep freeze taze fasulyeyi nasıl koyuyorsunuz , ben çeşitli şekillerde denedim ama o su kokusuna engel olamadığım gibi pişince bez gibi oluyor.onun için artık vazgeçmiştim.

sevgiler
asu

kuzine dedi ki...

Nenoniciğim; yanması iyimiymiş ? dileklerimizin yanmasına üzülüyordum :))

kuzine dedi ki...

Sibel'ciğim nasıl mutlu oldum anlatamam. Çok uzun zamandır tanıdığım birinin ilk kez evime misafir oluşu gibi çok mutlu oldum teşekkür ederim.

kuzine dedi ki...

Münevver;
Kardeşlerimle biraraya geldiğimizde çocukluğumuzu hatırlar biz de çok eğleniriz.

kuzine dedi ki...

Hülya;
Teşekkür ederim, benim için en önemlisi sohbet gerisi bahane :))
Arpa şehriyeli salatanızı denemek üzere not aldım.

kuzine dedi ki...

Asu'cuğum
Başarı dilekleriniz için çok teşekkür ederiz. Umarım oğlunuz çalışmalarının karşılığını alabilmiştir. Gerçekten tam bir eziyet.

Fasulye alırken biraz daha fazla seçici olmak gerekiyor. Daha körpe kılçıksız fasulyeler seçiyorum, yıkayıp ayıkladıktan sonra, kevgirle kaynayan suya daldırıp 1 dk sonra çıkarıyorum sonra hemen soğuk suyun altına alarak şokluyorum
Geniş bi tepsinin içine serdiğim temiz kurulama bezinde bir süre bekletip vakumluyorum.
Kendi yaptığım domates konseve ile pişiriyorum yaz fasulyesinden hiç farkı kalmıyor.

Binnur/Nehir dedi ki...

Fotoğraflara ve anlatımın sıcaklığına bayıldım.
Sevgiler

Adsız dedi ki...

kocaman bir günaydın,

fasulyeleri yapıcam ama ev yapımı salçanın da tarifini almamız lazım , yoksa fasulyeler itiraz edebilir ve yine hüsran olabilir sonuç ...))
bu arada oğlum kabataş erkek lisesini kazandı, hiç bir emek karşılıksız kalmıyor merak etmeyin,
kızınızı öpüyorum.

sevgiler
asu

vintage biscuit dedi ki...

bu fotoğrafları teker teker versen olmazmı . birden böyle gelince hele bide açsan çokfena oluyoo:))))))))) . yazı ve fotolar süper .

Adsız dedi ki...

Her şey harika görünüyor. Ben de mümkünse peynirli omletin tarifini rica edebilir miyim?

Aysel

kuzine dedi ki...

Binnur teşekkür ederim,

Asu;
:)) fasulyeler mutlaka bundan isteyeceklerdir.
Şöyle yapılıyor domateslerin kabukları soyulur, küp küp doğranır, kavanozlara doldurulur 1 çay kaşığı tuz eklenip kapakları sıkıca kapatılırak konservelenir. (en az 40 dk kaynatılır)
Hem şimdi tazeleri varken, konserveleri zamanı gelince yaparız.

Vintaje biscuit;
:)))) daha ne bloglar var bi görsen, hamsiler falan..

Sevgili anonymous;
omletin tarifi falan yok, bildiğin gibi yapabilirsin.