12 Temmuz, 2007

Açılan kapılar :)

Bu yazım gelişmeleri merak edenlere;
yarım simit için çalışanının işyerine araçla girişini, sağlık sorunları için dahi işyeri hekimliğine girişini keyfiyetle (yazılı olarak henüz bildirim yapılmadı) engellemek için bütün giriş kapıları tutularak içeri nedensiz alınmazken. Kapılar kimlere sonuna kadar açılıyor, kimler ellerini kollarını sallayarak bir KAMU KURULUŞUNA girebiliyor bilin bakalım :))

Partilerin araçları, konvoy oluşturarak, çalışanına kapatılan kapılardan içeri girerek işyerinde görevleri başında çalışanlardan ben falanca partilerin milletvekili adaylarıyım, oylarınıza talibim diyebiliyor :) partilerin propagandaları yapabiliyor. YÖNETİCİ kişisi ve BEKÇİBAŞISI da buna izin veriyor.

Ey okuyucu "hak haklının, iş bilenin" beylik laflarını yazdırıp duvarına asan YÖNETİCİ kişisine bir bakın. Acaba bu yazının yerine ne yazması yakışır hadi buyurun! bulun bakalım yakışanı :))

Çok yazılacak varmış da benim yazasım yokmuş meğer :)

18 yorum:

Boncukçu dedi ki...

Ne denir, hak haklının değil, hakkını arayanın ama...
Sen şimdi gir bi güzel pasta yap.
Aslında benim yöntem daha iyi, müdüre kızınca tel kıvırıyorumm. :)

Adsız dedi ki...

Elif'ten

Nedense hiç anlamam. İnsanlar bir işyerindeki konumlarının daimi olacağına nasıl inanabiliyorlar. Yani nasıl da unutuyorlar, "Dengeler bir anda altüst olabilir, bugün altımda ya da üstümde olan biriyle, başka bir zaman ve yerde çok başka koşullarda karşı karşıya kalabilirim, onun küçük bir kaş hareketi benim o işyerindeki kaderimi belirleyebilir" diye. Nasıl unutuyorlar. Burada kastettiğim "Aman ileride sorun çıkmasın da ben hep başımı sallayayım" mantığı değil, adil olma, adil davranma...
Bence partililerin araç konvoylarını ve sana kapalı, başka çalışma arkadaşlarına açık olan alanlarda görüntüle. Çok değil bir hafta kaldı. Bakalım sandıktan ne çıkacak. Bu görüntüler bir gün sana lazım olur.

kuzine dedi ki...

Boncukçu;
Bizde tam tersi oluyor :) yönetici kişisi kızınca kıvırıyor :))


Elif;
nasıl unutabiliyor anlaşılır gibi
keser döner sap, döner gün gelir hesap döner.

Olgun Karademirci dedi ki...

"Haklısın ama alacağın yok" denir, bizim oralarda :)

Oya Kayacan dedi ki...

Bizde de "Madem hakkım niye yansın?" denir!

Olgun Karademirci dedi ki...

Evet, denen çok şey olur ama, "Her şey olacağına varır".

kuzine dedi ki...

Olgun Karademirci,
yönetici kişisi mobbing yöntemini birkaç kişi üzerinde deneyerek başarılı olmuştur. Birini emekli olmaya zorlamış, birini tayinle göndermiş, birinin ise işe gelmeden maaş almasına göz yummakta.

Talihsizliği yanlış kişi üzerinde uygulamaya kalkması :)
bu defa "baltayı taşa vurdu" :))
Hani ne derler "ummadık taş baş yarar" :))

kuzine dedi ki...

Oya :)) yanmasın tabi yanmasın.

Olgun Karademirci dedi ki...

tamam şimdi inandım, adam tam bir yönetici. baksana başka işi gücü yok mobbing ekosistemi kurmuş :)

TR de henüz mobbing kavramı hukuksal boyutta net olarak kabul görmüş olmadığı için hukuksal yollara başvurmalarda dikkatli olunması tavsiye olunur.

kuzine dedi ki...

OLgun Karademirci,
Leyman mobbing uygulayanları şöyle gruplandırmış.

-Kişileri grup kuralını kabul etmeye zorlamak
-Düşmanlıktan hoşlanmak
-Can sıkıntısı içinde zevk arayışı
-Önyargıları pekiştirmek
-Ek olarak mobbing uygulayanın kötü kişiliği ve patron olarak bunu HAK OLARAK GÖRMESİ, ŞİŞİRİLMİŞ BENMERKEZCİLİK, NARSİST KİŞİLİK, ÇOCUKLUK TRAVMALARI da sayılabilir.

Asıl işini unutan bu yönetici kişisi için;
"Balta sapı olup, sahibine hizmet etmek" özelliği de eklenebilir :))

CocuklaCocuk dedi ki...

Sevgili Kuzine,
Bence sen yaz yaz rahatla,içine atıp çalışırken herşeyden rahatsız olmanın ne demek olduğunu bilirim.
Yöneticinin arkasındaki söze gelince; ben ce "günümüzün zenaati pohpohlamak, yaşasın pohpohcular" diyebilir. Yada hak haklının kısmını çıkarıp sadece "iş bilenin" kısmı kalsın o da uygun bence. iş bilmenin günümüzdeki anlamı çok farklı maalesef.
İyi Haftalar,

renkler dedi ki...

Bu sıralar ben de işte sorunlar yaşıyorum. Ayaklarım geri geri geliyor. İnsanın işinde mutsuz olması çok acı, seni çok iyi anlıyorum. Ama herşeyin üstesinden geliriz elbet. Biraz daha rahat olabilmeyi ve üç maymunu oynamayı isterdim. Daha az acı çekerdim çünkü.

kuzine dedi ki...

Çocukla çocuk,
İçe atılacak türden olaylar yaşanmıyor.
Sanırım düşündüğün anlamda "iş bilenin" sözünü yazdırmış, kendi işbirlikçileri için.

Sevgiler.



Renkler,
Bunların istediği de üç maymun, böyle mi olunmalı ?

renkler dedi ki...

Olunmamalı tabi .Doğrusu bu değil. Ben zaten istesem de olamam. aMA BAZEN O TİP İNSANLARA BAKIYORUM DA GAYET MEMNUNLAR. Tabi karakterimizi birileri istiyor diye değiştirecek değiliz. Yalnız ben eskiden sadece doğruyu söylemek adına değil, şirket için yararlı olduğunu düşündüğüm için de konuşurdum. Yani burayı ben kendi şirketim gibi gördüm hep, o açıdan hep fikir vermek, daha fazla iş yapmak için çabaladım. İşte şimdi onu yapmıyorum. Bana ne dedirttiler sonunda. Zaten istenmiyormuş da. Çok iş yapmam göze battı ve durdurulu. O nedenle 3 maymun olmasa da yapmam gereken dışında birşey yapmamaya ve fikir sunmamaya karar verdim. Bu daha az acısız olur belki. Ama ben bu da olamam. Paslanmak istemiyorum çünkü.

PASTARDA dedi ki...

Kuzine yazdıklarını okurken , suratıma ; nası yani ifadesinin yerleştiğini farkettim !! Bu nasıl bir tavır ve neye dayanarak anlamak mümkün değil ? En düşük bir ihtimal ile aklıma boşanacağın eşinle iyi arkadaş olan adamın ; eşin adına sana eziyet etmek isteyeceği oldu.Ama gerçek yönetim dediğimiz şey ; içinde özel kinleri barındırmıyor.
Eğer bu adamın bir üst yetkilisi var ise muhakkak çıkıp konuşmanı öneririm.Zira bundan 8 yıl önce benimde başıma müdür-asistan arasında yaşanan bir tartışma olayı geldi.Ama dediğin gibi pes etmek yok !! Bende pes etmedim.Etmem de..Genel müdüre sorunumu izah ettim ve neticede kişiliği sorunlu olan müdürüm işten çıkarıldı..O günden beri 8 yıldır görev yaptığım firmanın müdürü benim..
HAKKINI YEDİRME ! KİMSE BİR KADINI EZEBİLECEĞİNİ SANMASIN ! ZİRA ARTIK TÜRK KADINI SANILDIĞINDAN ÇOK AMA ÇOK DAHA GÜÇLÜ !!
Lütfen gelişmelerden beni haberdar et.
www.pastarda.blogspot.com
burcin.atmaca@gmail.com

cadı dedi ki...

Uzun zamandır işyerinden yazamadım yorum ama okuyorum yazdıklarını. Babamda devlet memuruydu ve bu politikayı işine bulaştıran insanlar yüzünden sürekli derecesi falan düşürüldü,ama o hep doğru bildiklerini yaptı ve söyledi. Dilerim herşey yoluna girer ve yapanlar yaptıklarından utanır hale gelir..

munevver dedi ki...

Sevgili Kuzine, yazdıklarını okudum. İnşallah kendini daha iyi hissediyorsundur.Pastarda'nın yazdığına benzer şeyi ben de yaşamıştım. Haklı ve çalışkan olan bir gün mutlaka anlaşılıyor. Umarım o günler yakındır.
Sevgiyle, Nane Limon

kuzine dedi ki...

Sevgili Renkler,
Yanıtlamakta geciktim, benzer olaylar yaşanmış.
Yapılan uygulama yalnızca bana değil, diğerlerine de farklı şekillerde yıldırma, bıktırma, karalama yöntemleri uygulanıyor.
Yine de ne üç maymunu oynamayı ne de pes etmeyi düşünüyorum.
Sevgiler.


Merhaba Pastarda,
gecikerek yanıtlıyorum, siz okurken "nasıl yani" şaşkınlığındasınız. Benim ise şaşkınlığım, kırgınlığım ifade edilecek gibi değildi.

Maalesef Kamu Kuruluşlarında bu tür konuşmalarla çözüm bulmak güç.
Yasal yazışmalar başladı.
Gelişme oldukça bir örnek olması amacı ile sizleri bilgilendirim.

Sevgiler.



Cadı'cığım, bana yapabileceği bu kadar. Gün gelir hesap döner. Bakarsınız ayni uygulamalar kendisine de yapılır.
Sevgiler.


Sevgili Münevver,
İzindeyim, kendimi daha iyi hissediyorum. sabırla sonucunu bekliyorum.

Sevgiler.