26 Mayıs, 2006

SALATAMIN BICIRIK SÜSÜ

Bu mutfak kuşu Bıcırık; sebzelerimi yıkarken, yemek pişirirken o benim omuzumda, elimde hiç susmadan konuşur. Bütün yemeklerimize ortaktır, herşeyin tadına mutlaka bakar, bu nane bile olsa, sonra onu yiyemeyeceğini anlayınca suya bıraktığım nanelerin kasesinde nane kokulu güzellik, banyosunu yaptı, öyle keyifli sesler çıkarıp yıkanıyorduki dayanamadım banyo fotoğraflarının aldım. Sabah beni öperken nane nane kokuyordu bıcırık oğlum.

Kahvaltı yapmaya bayılır; peynie, ekmek yer yanında çay içer. Biraz narsisttir kendini çok sever, öper, aşkım der, canım der, bıcırıkcığım, yakışıklı oğlum der, fıstıkçım sen ne diyorsun aşkımcım der, şşşt naber, günaydın der... dır dır konuşur bıktırıncaya kadar. Sus dersin döner sen sus yaa der (inanması zor ama böyle bu kuş ilgilenmezen kızar, azarlar, şımarır, sevince mutlu olur oynama şıkıdımda şıkıdım şarkısını söyler, biz hasta oluruz o öksürür, biz güleriz o kahkaha atar ... daha nasıl anlatayım; böyle bişey kuş diyemiyorum bu şahsiyete)

23 Mayıs, 2006

ADANA KEBAP


Küçükken babam bizi kebap yemeğe getirir oradan yaşadığımız lojmanlarda sinema olmasına rağmen Konak sinemasına, film sonrası İstanbul pastanesinde kurabiye-limonata yemeğe getirir 6 servisine yetişerek evimize dönerdik.

Kebapçı duvarları hasırlarla kaplı onlarca muhabbet kuşunun karşılıklı şakıdıdığı birkaç masalı mekandı. Genç dönemlerimde arkadaşlarla toplanıp, okul çıkışı zula balkonunda oturabilmek için kuyrukta bekleyerek, yemekten sonra gizli gizli sigara (Uzun maltepe) tüttürdük. Okul bittikden sonra arkadaşlarımızla orada buluştuk. Bu şehirde genç olanların çoook anıları vardır. Daha sonra bina yıkıldı başka biryerde bu kez akvaryumları olan mekan açıldı. Şehirden ayrıldığımda Adana Kebabı bu kadar özleceğim aklıma gelmezdi çünkü Adana Kebap başka hiçbiryerde böyle yapılmıyor. Şöyle tarif edeyim Salçalı Adana Kebap. Daha önce burada yaşayanlar çok iyi bilir :)) Özleyenler için...

Yine eskisi gibi kalabalık ama eski tadında değil artık.


21 Mayıs, 2006

NİCE YILLARA


Doğum günün kutlu olsun Yaso'cuğum nice nice senelere. Kağıt kalem yapmasını yine beceremedim :( (Yazısız)

12 Mayıs, 2006

YEŞİL ERİK TURŞUSU


Yiyenler tadını bilir, bilmeyen turşu severler mutlaka denemeli. Eriğin de turşusumu olur demeyin; çok lezzetli olur. 2 günde turşu olmaz ama ben kedi gibi eriklerimin başından ayrılamıyorum. Sabredemedim olmadan sizle paylaşmak istedim, zamanı geçmeden denemek isteyenlere;

ERİK TURŞUSU
MALZEMELER
  • 1-1,5 kg yeşil erik
  • 10-15 diş sarımsak
  • 10-15 adet tane karabiber
  • 1 çorba kaşığı kişniş tohumu
  • 1 çorba kaşığı kereviz tohumu 
  • 1 limon
  • yarım çay bardağı limon sirkesi
  • yarım çay bardağı üzüm sirkesi
  • 3 çorba kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker

 
YAPILIŞI
  • Turşu kurulacak suyu kaynatın, tuzunu, şekerini ekleyip soğuması için bırakın.
  • Erik, sarımsak, karabiber, kişniş tohumu, limon sırası ile kavanoza doldurun.
  • Sirkeyi ve soğuyan turşu suyunu doldurup kapağını kapayın.

06 Mayıs, 2006

ZEYTİNLİ EKMEK VE FEEMİ GELDİİİ

Bahar bayramınız kutlu olsun dedik ama kapı dışarı çıkamadık nasıl soğuk bir gün, Mayıs değil de Mart gibi. Oysa bugün hep birlikte piknik yapacaktık, annemlere sözüm vardı :)) Fehmi'nin köyüne götürecektim onları, baktık ki havanın ısınacağı yok, vazgeçtik.

Fehmi bizim bahçe işlerimize bakar, odun keser, kömür taşır, güç isteyen temizlik işlerine yardım eder, halı silkeler, silerdi. Köyünden gelir; bir ay çalışır, bir ay köyünde kalırdı. Saf, temiz çipil, çipil mavi gözlü bir adamdı.

Evin mutfak camının önünden geçerken elini ağzına getirip ehe! ehe! ehe' diye yalandan öksürür, kapıya gelince de kapıyı tıklamadan kendi için Feeemiii geldiii !!! diye seslenirdi.
Bizde geldiğini camdan gördüğümüz halde, kim ooo? diye sorardık; Feemii geldii ! Feemi geldii! derdi :)))
Kulakları çınlasın emekli oluncaya kadar bize geldi, yaşlandıkça daha az gelir oldu.Bizi o kadar sevdiki çocuklarına amcalarımın isimlerini verdi. Hatta en son çocuğuna Kadri adını vermek istiyordu. Kız olunca adına ne koydun Fehmi? diye sordular Gadiriye dedi (Kadriye). İlk oğluna da Cevcet (cevdet ) ismini vermişti. Çocukluk işte konuşması bize değişik geldiğinden taklit edip kendimizce alay eder, gülerdik. (bir yandan da alay ettik ya! çarpılırsak diye korkardık)

Bizden a gadınım diye su istemesine çok kızardık. Anne yaa!!! söyle Fehmi amcaya bize kadınım demesin derdik. Zaten de kadınım demezmiş aganıy dermiş (amcası demekmiş).


Şimdi köyünde torunları ile birlikte yaşıyor. Her fırsatta arayıp köyüne davet eder. Hıdrellez de geliriz diye söz verdik ama bu defa da gidemedik.

Bu kadar uzun uzun Fehmi'yi neden anlattım? Fehmi köyden gelirken bize onun demesiyle kömeç ekmeği ile kömüş yoğurdu getirirdi bunların gerçek adı ne bilmiyorum Fehmiden böyle öğrendik. (kömüşün hiç bir kitapta resmi olmayan bambaşka bir hayvan olduğunu hayal ederdim ne bileyim Manda olduğunu)
Niyet o ekmeği yapmaktı ama ortaya bu çıktı. Hıdrelleze uygun bereket ekmeği, poğaçası, kurabiyesi adını koyamadım size bıraktım. Yani kömeçle hiç ilgisi yok. Bilen varsa öğrenmek isterim.
Uzun süredir değişik unlar alıyorum ama bu unun çok farklı lezzeti var. DOĞALSAN Çavdar ve yulaf karışımını aldım daha öncede tam buğday unu almıştım.
(tarifi deneyecek olanlara; cup, yaklaşık olarak orta büyüklükteki bir su bardağına ölçüsü)


ZEYTİNLİ EKMEK
1 cup ılık su ve süt karışımı
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı katı yoğurt
1 cup yulaf karışımlı Doğalsan un
1 cup çavdar karışımlı Doğalsan un
1,5 cup tam buğday unu
1,5 kaşık instand maya
1 tatlı kaşığı da kabartma tozu (nerden aklıma geldiyse ben kattım)
keten tohumu


İÇ MALZEMESİ
1 cup çekirdeği çıkarılmış zeytini, rondodan geçirip (kalın kıyın fazla çekmeyin), biraz kekik, biraz kırmızı pul biber ekledim.

YAPILIŞI
Yazdığım sırada ekmek makinesine hamur programına malzemeleri koyun, makineniz yoksa elinizle yoğurun.
Hamurun mayalanmasını beklemeden, ceviz büyüklüğünde parçalar alarak; zeytinli içten koyup kapattım. Pişirme kağıdı hazırladığım tepsiye geniş aralıklı sıraladım. Yaklaşık 1 saat kadar mayalanmasını bekledim. Üzerine yumurta sarısı sürdüm, haşhaş tohumu serptim 220 derecede 20 dakika fansız pişirdim. Kendini acımasız eleştiren, tipik terazi burcu ben bu defa; kendi yaptığımı beğendim. Ellerime sağlık :))


Nenoni ile birlikte yukarıda gördüğünüz ; zamanında krallar, kraliçeler, şahlar ağırlamış tarihi misafirhanemizde öğle yemeğindeydik.

Cennet gibi; böyle bir yere gidebilmek için insanlar saatlerce trafikte kalıyorlar, çok şanslıyız dedik ehi ehi . Biz ise kampüste gibi yaşıyoruz ev, iş, lokal hepsi birada. işte uzaktan görünenlerler de evlerimiz. (üstelik sizin dışarda içtiğiniz kola fiyatına biz öğle yemeğimizi yedik söylemesi ayıp) Öyle iskoç etekli levrek falan yok. Mütevazı ızgara, salata gibi diyet görünsede hiç öyle değil :))

Cumartesi sabahları kızım çok erken dersaneye gittiğinden yalnız kahvaltı yapıyorum. Her ne kadar yarışın dışında tutmaya çalışsamda OKS bu sınava girecek ve hazırlanması gerek.

Geçen hafta blog okuma sevdasına; kanapeleri fırında unutup yaktıktan sonra bu hafta hiç bloglara bakmadan özenle peynirli omletimi yaptım daha ne olsun kaçamak kaçamak üzerine.

Ben ne yazmaya başladım? neler yazdım? nerde bitiremedim?

Hıdrellez, gül, kudret narı falan yazmaktı niyet ama ortaya karışık yazı çıktı, açıklaması yok. Fehmi yazarken omlet oldu. Kısaca şöyle bişey oldu, arkadaşlara selam eder büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Acele cevap beklerim.

04 Mayıs, 2006

HIDRELLEZ

Hıdrelleze ne kaldı şurda yarın gece 5 mayıs 2006 hıdrellez
ev isteyenler,
evlenmek isteyenler,
iş isteyenler,
huzur isteyenler,
para isteyenler,
sağlık isteyenler,
ÖSYM kazanmak isteyenler,
OKS kazanmak isteyenler (Biz ondan istiyoruz)
Kısmet bekleyenler....

:)) Ahırkapı'ya Hıdrelleze gidebilecekler var gidemeyecekler var. İşte size AHIRKAPIDAN ONLİNE HİZMET Dileğinizin ağaca asılmasını istiyorsanız tıklayın; yazın hıdıra online isteğinizi ... :) ) e-postalara baktığında belki görür.
Bahar Bayramınız kutlu olsun. Umarım dilekleriniz gerçekleşir.